
BURSA KESTEL KAYMAKAMI ERHAN ÖZDEMİR BEY  BARAKFAKİH BELEDİYE BAŞKANI ALİ KÖK OZAN FEDAİ KESTELDE KÜLTÜR MERKEZİ SAHNESİNDE   .jpg) OZAN FEDAİ KESTEL KÜLTÜR MERKEZİNDEKİ SAHNEDE

BURSA OTOBÜS GARAJINDAN KESTELE GİDECEK OTOBÜSÜ BEKLERKEN
DURSUN ELMAS..OZAN FEDAİ.DURMUŞ KAYA.MERYEM ASLAN.AHMET İDRİSOĞLU VE HANIMI. İBRAHİM ÖZDEMİR .AYLA KÜÇÜK MEHMET GÜVEN
OZAN FEDAİ. ÇETİN KILIÇASLAN NİHAL MİRDOĞAN İSMAİL GÜL
Değerli gönül dostlarımız, Sitemizin 1. yıl etkinlikleri için düzenlediğimiz, kültür/Sanat/Edebyat şöleni görmeye değerdi... Katılım listemizdekinin çok çok üzerinde oldu... Katılan ve elinde olmayan nedenlerle katılamayıp gönlü bizlerle olan tüm gönül dostlarımıza teşekkür ediyoruz... Ufak aksilikler dışında kusursuz olduğuna inanmaktayız... İlk toplantımız olması nedeniyle kusurlarımız olduysa affola... Her şeyin kusursuz olmasına özenle dikkat ettik... İnanıyoruz ki bu toplantı çok konuşulacaktır... Katılan ve katılamayan bütün gönül dostlarımıza çok teşekkür ediyoruz...Saygılarımızla...BARAKFAKİH HAZRETLERİ;
 Osmanlı Devletinin gelişme ve büyüme sürecinde, Sultan II. Murat Hüdavendigar döneminde Barakfakih bölgesi kendisine verilmiş ve sefere çıkan Osmanlı Ordusuna manevi olarak fetihlere hazırlamak amacıyla moral eğitimi ve iaşesini sağlamakla görevlendirilmiştir.
Bu amaçla tekke ve aşevi kurarak orduya manevi eğitim vermiş ve iaşesini sağlamıştır. zaman zaman Osmanlı Hanedan fertlerine ilmi dersler vermek suretiyle hocalık yapmıştır.
Barakfakih Hazretleri beldemizde metfun olup, beldemiz ismini bu muhterem zad’dan almıştır.
BARAKFAKİH BELEDİYESİNEDE VERDİKLERİ İKRAMDAN DOLAYI TEŞEKKÜREDERİZ
.jpg) DURSUN ELMAS ŞİİR OKURKEN SAHNEDE
HİLMİ COŞKUN. NİHAL MİRDOĞAN.ZAFER ŞİMŞEK .VE BAHAR HANIMLA KARDEŞİ .MERYEM ASLAN
HALİM VE HATİCE KATRAN
MEHMET GÜVEN
AHMET İDRİS OĞLU
 NİHAL MİRDOĞAN
 ÇETİN KILIÇASLAN DURSUN ELMAS İSMİL GÜL OZAN İLO İSMET CAN MEHMET GÜVEN





ŞELALE RESİMLERİ
İ



ŞAİRLER NE DEDİLER
HATİCE KATRAN KAPADOKYA PERİS .. NİHAL MİRDOĞAN KİTAP İMZALARKEN



HİÇBİR ŞİİR SİTESİNDE GÖRMEDİĞİM BİR ŞÖLEN..ANCAK EDEBİYAT DÜNYASI'NA YAKIŞIR...KALİTESİ,ŞAİRLERİ,OZANLARI İLE BİR NUMARAYIZ...ŞÜKÜRLER OLSUN.
İstanbul\'a evime yeni geldim...Bir tanecik sitemi,radyomu özledim...Ama kalbim Kestel'de kaldı...Gönül dostlarımızla buluşmamız,sevinç çığlıklarımız ve Kaymakam Bey \\\'in ,Belediye Başkanının olağanüstü ilgisi muhteşemdi...Sayın Yılmaz Çelik Beye Sinan Keleş Beye sonsuz teşekkürlerim az bile...Hiç bir aksilik olmadı.Kestelli'nin koşuşturması,Kestel halkının ilgisi beni ve bizi çok memnun etti.Ayrıca ilk bölümün sunuculuğunu paylaştığım Temel Ata Beyin emeğine sağlık.
Ben yanılmadım.Radyo yayınlarımda devamlı sözlediğim cümle" biz tek yürek olduk" evet olmuşuz,sanki senelerdir birbirimizi tanır gibiydik..Çok sıcak,çok kaliteli,seviyeli bir şölendi...Çünkü sevgiyle emek birleşti..Sonuç olağanüstüydü.
ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.TEBRİK ADINA SÖZCÜK BULAMIYORUM...
SAYGILAR.
........................................................KESTEL’DE YÜREKLER TOPLUCA VURDU HER YÜREKTEN ÇIKAN SES TÜRK! TÜRK! DİYE GÜRLEDİ
Küresel emperyalizmin kıskacındaki ülkemizde ana dilimiz Türkçemizin bu denli ötelendiği, kişi adlarına varıncaya kadar her şeyin yabancılaştığı, eğitim kurumlarımızda eğitim dilinin İngilizce , Türk’e ve Türklüğe sövmenin ödül almak için en geçerli akçe olduğu, Türk şiirinin köklerinden koparılarak soysuzlaşmaya doğru itildiği bir dönemde Türk Edebiyatı ve Türk şiirini aşifte esaretinden kurtarmak isteyen şair ve yazarların buluşacağı bir toplantı tertipleniyordu yeşil Bursa’mızın güzel ilçesi KESTEL’de. www.edebiyatdunyasi.net sitesinin nazik davetine icabet etmeye karar verdiğimde bazı endişeler taşımama rağmen katılımcı ve organizeyi yapanların iyi niyetlerini bildiğim için 18 Ekim gününü iple çekmeye başladım.
17 Ekim Cuma akşamı “Kamil KOÇ” tur ile İstanbul’dan ayrıldığımda saatler 23. 45’i gösteriyordu. 18 Ekim gününün 03.30’unda Bursa Otobüs Terminalinde daha önceden haberleştiğimiz Ahmet İDRİSOĞLU beyefendi ve eşi, Rozana rumuzlu Ayla KÜÇÜK Hanımefendilerle ilk defa buluşmamızın şevkiyle kucaklaştık.Akabinde İzmir’den Ozan Fedai KOÇ kardeşim ile sevgili Meryem ASLAN ve oğlu katıldı aramıza, derken sessizce arkadan gözümü kapamaya hazırlanan “yitikozan Durmuş KAYA” gönüldaşımı gördüm. Sıkı sıkı kucaklaştık. İzmir’den Mehmet GÜVEN ve İbrahim ÖZDEMİR ve dev gibi cüssesi ile İhtilal rumuzlu Çetin KILINÇARSLAN gardaşım ve Nihal MİRDOĞAN hanım katıldı kervanımıza. Çetin’le kucaklaşırken çok aşağıda kalmayım diye ben duraktaki basamağın üstüne çıkmayı yeğledim. Haluk Bey’in de aramıza katılmasıyla beraber 91 numaralı halk otobüsü ile KESTEL’e vasıl olduk. Çorbalarımızı içmek için girdiğimiz lokantada “ Konya’dan seninle kucaklaşmak için buraya kadar geliyorum bir de sen katılmayacağım “diyordun diyerek yerinden fırlayan İbrahim KARAÇAY hocamız ve yanında “varsayalım İsmail GÜL” kardeşimle sarmaş dolaş olduk. Antalya’dan katılan Mustafa CEYLAN Hoca ile de burada yeniden görüşme fırsatı bulduk.”Kestelli” rumuzlu İsmet Can ve Yılmaz ÇELİK kardeşimizle ilk defa kucaklaşıyorduk. Çorbalarımız içtikten sonra toplantının yapılacağı Kültür Merkezi salonuna geçtik. Daha önce defalarca görüşmüş olduğum “Ozanilo” İlhami ERDOĞAN, sevgili bacım “nidahe” rumuzlu Atike RANA ve eşi Nazım Hoca ( Nazım Hoca aynı zamanda Bursa merkezde bir caminin imamıdır oğulları, güzel kızları “gül_asenam”la tekar buluşmanın heyecanını yaşadık. Sevgili Temel ATA kardeşime yenge hanımın yanında şakalar yaptım gülüştük. Dört saat gecikmeli olarak aramıza sevgili Yakuti Hacer ALİOĞLU ile makberi Ahmet AKKOYUN'da katıldılar. “Ünalata AKKOYUNLU” ile “Emin ZEYBEK” arkadaşlarımın Bursa Belediyesi’nin 14.15.16 Kasım Günleri düzenleyeceği şiir etkinliğine davetlerine icabet etmeye çalışacağım. Akşama doğru İstanbuldan saygıdeğer Muzaffer TEKBIYIK komşum yetişti çok şükür. İbrahim KAHRAMAN'ı Cemal varlı kardeşimi orada tanıdım, dönüşte Bursa Otogarda beraber olduk epeyce. Hoş muhabbetler eyledik. Daha önceleri gıyaben tanıştığımız sevgili Pusat “Hasan Hüseyin YILMAZ”( Türk Eğitim Sen İnegöl Şube Başkanı’ın beni tanımış ve bana sarılışını unutmayacağım. Biribirinden güzel şiirlerin yarıştığı gecenin 1. olan sevgili meslektaşım kıymetli kardeşim Meral DEMİR hocahanımın şiirini okurken akıttığım göz yaşını , o içli sesini ve güzel bacımın güzel yüreğini , Meral bacımın eşi öğretmen meslektaşım saygıdeğer Şemsettin DEMİR hocamı, Kul Hilmi dostu ve kıymetli ablasını, “ kabadokya perisi Hatice hanım kardeşimi ve sevgili Halim YÜCE’yi, Nihat GÜLLE ve eşlerini “şairdoğan”Orhan Doğan kardeşlerimi ve Ötüken Yurdun'un yiğit asenası,Pars'ın ALMILA'sının Destanını okuyan "kargülü Almıla "rumuzlu sevgili bacım Sevim YAKICI gardaşımı(ve adını yazmayı unuttuğum var ise özür dileyerek asla unutmayacğım.
Saat 11.30 da programın başlangıcından hemen sonra ilk olarak şiir okumaya davet edildiğimde yüzlerce defa kürsüye çıkmış birisi olarak çok heyecanlandım. Sanırım bu heyecanım; salondaki dinleyicilerin elit bir kadro olmasındandır. Öğle yemeğinin ardından topluca “Barakfakıh” Babayı ve Barafakıh Belediyesini ziyarete gittik. “Barakfakıh Belediye Başkanı sayın Ali KÖK Bey’in ikramına katıldık. Tek tek tanıştık sevgili başkanla. Belediyenin önünde: BÖLÜNMEDİK! BÖLÜNMEYİZ! Yazısı üzerine sayın başkana bir espride bulundum. Topluca Barakfakıh’tan ayrılarak yol boyunca şarkı türkü ve marşlar söyleyerek Kestel Şelalesi'ne çıktık. Sarp kayaların arasından buz gibi çağlayan yayla suyundan yudumladık. Kayaların üstünde bol bol resim çekti İbrahim KARAÇAY. Ergenekon’u andıran bu kayalıklarda resim çekilir de parmaklar börteçineyi işaret etmez miydi hiç.
Akşam yeniden Kestel Kültür Merkezinde aramıza katılarak desdeklerini esirgemeyerek , dolayısıyla Türkçe’ye ve Türk şiirine sahip çıkan İlçe kaymakamımız saygıdeğer insan şair dost güzel insan Erhan ÖZDEMİR beyefendi’ye,Kestel Belediye Başkanımız saygıdeğer Yener ACAR ve Barakfakıh Belediye Başkanı saygıdeğer Ali KÖK bey’e , Böylesi anlamlı ve güzel buluşmayı sağlayan “EdebiyatDünyası.net” site kurucusu sevgili Yılmaz ÇELİK ile KERVAN gazetesi sahibi sayın Sinan KELEŞ Bey kardeşlerime, Hollanda’dan aramıza katılan “Hollanda Türk şairler ve Yazarlar Birliği Başkanı sayın “Zafer DİRENİŞ “ gönüldaşıma, ( Zafer Bey’e ayrıca sunduğu plaketler için Almanya’dan sazını omuzuna atıp koşup gelerek bağlamasıyla gümbür gümbür hoş saatler geçirmemize vesile olan sevgili Ozan Fedai KOÇ can dostuma, Ve tüm katılımcı dost ve arkadaşlarıma TEŞEKKÜR ediyorum. Ve bu vesile ile cümlesine en kalbi selamlarımı gönderiyorum.
Hülasa Türk Şiiri ve Türk Kültürü adına çok verimli bir toplantı idi. Ve ilk olmasına rağmen kusursuzdu. Bundan sonra yapılacak olanın daha da güzel ve verimli olacağına inancım sonsuzdur
Türkoğlu/ Dursun ELMAS
.......................................................................... OZAN İLO
İLHAMİ ERDOĞAN
Edebiyatdünyası.net\'in Yeşil Bursa\'mızın şirin İlçesi Kestel\'de yapacağı toplantıya, Makberî/Ahmet AKKOYUN\'la birlikte katılmaya karar verniştik. Cuma gününden Kestel\'e gitmeyi, geceyi de orada geçirmeyi kararlaştırmıştık. Tâ ki, 17.10.2008 Cuma gününe kadar bu düşünce de mutabıktık. Fakat, Cuma günü ben aile fertlerini de Bursa\'ya götürmeye karar verince, Makberî\'ye sen, Cumartesi sabah namazını müteakiben İstanbul\'dan arabalı vapurla geçersin dedim, böylece, bir gün önceden Kestel\'e geçip, hazırlıklarımızı yapma işimiz yatmış oldu.
Biz, ailecek Cuma akşamı 18.30 da Bursa istikâmetine yola çıktık. Niyetimiz, hem Kestel toplantısı ve hem de bu vesile ile sıla-ı rahim yapmaktı. Hanımın ailesi Bursa\'da ikâmet ediyor. Hesabımız gece 22.30 sıralarında Bursa da olmaktı. Lâkin, Eskişehir yolu üzerinde meydana gelen trafik kazasıbu hesabımızı alt üst etti. İki- ikibuçuk saat kadar yolda beklemek zorunda kaldık ve Bursa\'ya 01.00 dan sonra ancak ulaşabildik. Gece 04.00 a kadar süren sohbetten sonra yatıp, 08.30 da tekrar kalktım, hazırlıklarımı yapıp Kestel\'e toplantının yapılacağı Kestel Kültür Merkezi\'ne doğru hareket ettim. Geç kaldım diye de kendi kendime hayıflanıyordum arabayı sürerken. Neyse oraya vardığımda endişelenmemin yersiz olduğu ortaya çıktı.
Kültür Merkezini çok rahat buldum. Toplantı salonu en üst katta imiş. En üst kata çıktım, toplantı yapılan bir yer görüntüsü göremedim, Bir kaç boyacı duvarları boyuyordu, tekrar aşağı indim. Birilerine sormaktı düşüncem. Zirâ, bu seferde yanlış yere mi geldim acaba düşüncesi sarmıştı beni. Sorabileceğim kimse de yoktu, birkaç dakika sonra kucağında su kolileri taşıyan birisi geldi. Şiir toplantısının nerede yapıldığı hakkında bir bilgisi olup olmadığını sordum; ____ Burada en üst katta, suları oraya götürüyorum Dedi. Ben, ondan önce, tekrar indiğim merdivenleri tırmanıp çıktım yukarıya. Sağ tarafta iki kapı vardı aralıklı, tam karşımda ki kapıya yöneldim, Kapı üzerinde ki Tiyatro ve Sinema salonu yazısını okurken, şair arkadaşlardan birisi dışarı çıktı. Pek çok şair gelmiş içeride oturuyorlar, diğer şairlerin de gelmelerini ve böylece proğrama başlamayı bekliyorlarmış.
Beni kapı ağzında görür görmez, en ön sırada oturan İHTİLÂL Cengiz KILINÇARSLAN, Dursun ELMAS, İbrahim KARAÇAY, Vars@yalım İsmail GÜL, Ozan Fedaî Koç ve sahne de bulunan Nihâl MİRDOĞAN hanımefendi, hemen ____ Oooo Ozan İlo hoşgeldin Diye, bana doğru hamle ettiler, hemen sarmaş dolaş olduk, kucaklaşıp hasret giderdik. Edebiyatdünyası.net\'in sahibi, değerli gönül dostu kardeşimiz Yılmaz ÇELİK\'le de hemen orada tanışıp, kaynaştık, gelmemizden çok memnun olduklarını ifâde ettiler. Temiz, mütevazi, inanmış, güzel yürekli bir kardeşimiz. Onu tanımaktan ayrıca memnun oldum.
Can ağam, yüreği ayrı güzel, tevazu dağı Kul Hilmi\'de tâ İzmir\'den kalkıp gelmiş, muhabbetle sarıldık, onunla da hasret giderdik. Ne güzel insan, ne vefâkâr dosttur Kul Hilmi bilen bilir. Cemal VAROL ağamla da yüz yüze orada tanıştım, tam bir İstanbul beyefendisi, âlicenâb bir şahsiyet, tam mânâsıyla bir yüce tevazu dağı...
Makberî nerede diye sordular, yolda, geliyor dedim. Ama Makberî\'nin gelmesi de ayrı bir seranomi oldu doğrusu. Kestel yerine Yıldırım\'a gitmiş. Adresi nasıl vermişse sorduğu insanlara, onu Kestel yerine Yıldırım da bulunan Şevket Yılmaz hastanesine yollamışlar. Öğleyin yemek molası vereceğimiz zamanda ancak gelebildiler. Yakutî Hacer ALİOĞLU ablamızda onunla birlikteymiş, tabi onuda gezdirmiş yanlış adreslerde. Dursun hoca ve İbrahim Karaçay epey takıldılar Makberî\'ye; _____okuma yazma olmayınca adam da, işte böyle adres bulması da zor olur diye. Epey gülüştük, tabi bu Makberî suçu hiç üstüne alır mı? Hemen Hacer ablaya dönüp; __Âh bu üvey kardeşim, kaç kere dedim okuma yazma kursuna göndereyim diye, ama beni dinlemiyor ki, hep bu beceriksizin yüzünden oldu bunlar.. Demez mi, sonra Kültür Merkezi\'nin bahçe duvarında, Ana-Kız okumaya yazılı bir pankartı gösterip, ___Bak seni bu kursa yazdırayım da, okuma yazmayı öğren artık Diye Hacer ablaya takıldı.
Bu etkinliğin vücûd bulmasında, büyük emeği ve alın teri olan bir güzel insan var ki, onu yâd etmeden geçmek büyük haksızlık olur. KERVAN GAZETESİ SAHİBİ SİNAN KELEŞ... Fedâkârâne ve can siperane koşuşturmaları şu anda bile gözümün önünde. Hele; _____Hocam, sen yemeğini yiyemedin ama dönüşte ben halledeceğim Derken ki tatlı ve candan tavrını unutmak ne mümkün.
Kültür Merkezinin hemen karşısında, küçük, iki katlı, güzel ve temiz bir lokanta da öğle yemeklerimizi yedikten sonra, BARAKFAKİH Belediye Başkanı Ali KÖK Beyefendinin tahsis ettiği otobüslerle, kısa süren bir yolculukla, BARAKFAKİH Hazretlerini ziyârete gittik. Otobüslerimiz Belediye binâsının önünde durdu, indiğimizde gördük ki, belediye başkanı Ali KÖK ve Encümen Üyeleri kaldırım da bizleri bekliyorlar, samimi ve sıcak bir karşılamayla karşılandık. Hemen yol üstünde bütün şairlerle tek tek tokalaştılar ve hep birlikte, önce BARAKFAKİH Hazretlerinin türbesini ziyâret etmeyi teklif ettiler, mübâreğin türbesine yöneldik topluca.
Türbede mübârekle ilgili bilgiler kısaca anlatıldı ve bir hocaefendinin yaptırmış olduğu duâyı müteâkiben, fatihalarımızı okuyup, belediye binâsının önüne bizleri ağırlamak için hazırlanıp, donatılmış bahçeye geçtik. Burada ki, mutat konuşmaları müteakiben, belediye başkanının şairler için hazırlattırmış olduğu hediyeleri verildi ve kısaca bir tanışma serenomisi yaşandı. Türk\'ün misafirperverliğindeki yüksekliğe, burada bir kez daha yaşayarak şâhit olmanın mutluluğu bambaşka bir haz verdi yüreğime.
Şairler Belediye Başkanından hediyelerini alırlarken, ben de, Atike Rana, eşi ve kızı ile birlikte, Belediye binâsının tam karşısında ki camii de vakit namazımızı edâya gittik. Namazımızı müteâkiben gelip bir müddet arkadaşlarla sohbete katılıp, akabinde yine aynı otobüslerle, Kestel\'in meşhur şelalesine doğru yola çıktık. Epey virajlı rampaları tırmanıp, bu muhteşem şelaleyi temaşa etme zevkinide doya doya yaşadık. Suyun döküldüğü noktaya kadar gittik dostlarla ve orada pek çok kare hatıra fotoğrafları çektirdik. O, tertemiz, oksijen bolluğu altında, ayak üstü şiir ve edebiyat sohbetleri yaptık. Burada özellikle değinmeden geçemeyeceğim benim için önemli bir konuda, uzun zaman önce bir veya iki kere msn de görüştüğüm, Sinan ELDEM kardeşimle yüz yüze tanışma ve sohbet etme imkânının verdiği mutluluktur. Pırıl pırıl, kafası ve gönlü dolu, kendini layık-ı veçhile yetiştirmiş ve hâlâ yeni birşeyler öğrenme azim ve kararlılığında olan bir güzel kardeş, bir kutlu gönül adamı... Rabbim, yolunu ve ufkunu açık eylesin her dâim İnşaAllah.
Burada İnsanları gözlemledim, hepsi son derece memnundu. Geziden ve şelaleden ve yapılan sohbetlerden büyük hazlar aldıkları suretlerini yansımıştı hepsinin. Her güzel ânın bir bitim vakti oluyor elbette. Ancak şelalede biten güzel ânların ardında başka güzelliklerde bekliyordu bizi. Oradan güzel duygularla ayrılıp, tekrar proğramın devamı için, Kestel Kültür Merkezi ne avdet ettik. Öğleden sonraki bölümde, yarışmaya katılan şairler şiirlerini seslendirecekler, onların jüri tarafından değerlendirilmesi yapılacak ve aynı zamanda Devlet erkânı ve yerel yöneticiler, bunların yanı sırada Halk tan izleyicilerin iştirak edeceği bir bölümdü. Şiirler okundu, sohbetler burada da devam etti. Nihâl MİRDOĞAN hanımefendinin yeni çıkan kitabı ŞİİR FIRTINASI, Makberî Ahmet AKKOYUN\'un yeni çıkan kitabı SON YOLCU, benim ve diğer şair arkadaşların kitaplarımızı sergilemek için hemen salonun kapısının yanına masalar çıkarıldı ve kitap satışlarıda gerçekleştirildi.
Etkinliğin akşamki bölümü ayrı bir güzellikteydi. Kestel kaymakamı, Kestel Belediye Başkanı, Barakfakih belediye başkanı, Kestel Cumhuriyet Başsavcısı ve pek çok erkân orada hazırdı. Âşık Binali YILDIZ, ÇİLE VE DÂVÂ ADAMI, ADAM GİBİ ADAM, OZAN FEDAÎ KOÇ unutulması mümkün olmayacak güzellikte bir gece yaşattılar bizlere ve gelen misafirlere. Hele OZAN FEDAÎ KOÇ\'UN okuduğu son türkü, herkesin büyük coşkusu ve katılımıyla, salona manevi bir hava verdi. ____BAYRAĞI ELDEN BIRAKMA, DUÂYI DİLDEN BIRAKMA AŞKI GÖNÜLDEN BIRAKMA Nakaratlarına topluca eşlik edilmesi ayrı bir heyecandı.
Proğramın sonlarına doğru, yarışmaya katılan şairlere derecelerine göre armağanları verildi. Gecenin birincisi, güzel şiiriyle hepimizi ağlatan Meral DEMİR Hanımefendi oldu. Hak ettiği ödülü layıkıyla aldı. Üçüncü olan kardeşimiz ise, acemişair rumuzuyla yazan değerli kardeşimiz Fatih IŞIK\' tı. Ödüllerin dağılımını müteâkip, Hollanda\'dan etkinliğe katılan, değerli gönüldaşımız DİRENİŞ\'in Hollanda TÜRK ŞAİR VE YAZARLAR BİRLİĞİ\' nin, Ülkemizde tespit ettikleri şair ve yazarlara hazırladıkları başarı plaketlerini tek tek ve plaketlerin ne sebeble verildiğini açıklayarak vermesiyle son buldu.
Bir gün gibi kısa bir zaman diliminde, yıllarca yaşanılmış gibi, güzellikler yaşamamıza, dostlukları pekiştirmemize ve gönülleri birleştirmemize vesile olan, en başta EDEBİYATDÜNYASI.NET SAHİBİ YILMAZ ÇELİK, KERVAN GAZETESİ SAHİBİ SİNAN KELEŞ, EV SAHİPLİKLERİNDEN DOLAYI KESTEL BELEDİYE BAŞKANI YENER ACAR, BARAKFAKİH BELEDİYE BAŞKANI ALİ KÖK, KAYMAKAM ERHAN ÖZDEMİR\'e sonsuz teşekkürlerimin yanında hürmet ve kalbî muhabbetlerimi arz ediyorum.
Nice güzel etkinliklerde buluşup, görüşmek dileğiyle.
İlhami ERDOĞAN OZAN İLO
BARAKFAKİH DEDE
_______Barakfakih Belediye Başkanı Ali KÖK Beye sevgiyle______
Işık olup yolumuzda, gönülleri aydınlatan, Ummânlardan mânâ derip, usanmadan tohum saçan, Onlar idi karanlığı, parçalayıp yırtan nûr Tan, KAR\'OSMAN\' a rehber olup, OSMANLI\' ca ufuk açan!
Gâh Geyikli, gâh Somuncu, Baba Sultan, Abdâl Mehmet, Gâh Çiçekçi, gâh Göz Dede, gâhi Emir Dede olmuş, Hepsi âlim, fazıl, mutî, hepisine olsun rahmet, Burak Gâzi nâmı vardır, BARAKFAKİH DEDE yolmuş!
Nâsip oldu ziyâreti, varıp kabre duâ ettim, Hizmetlerin hıfz eyleyip, ölümsüzlük nasıl gördüm! Vakt namazım kılûbâne, yol göründü kalkıp gittim, Ol mübârek muhabbetin, yüreğimden içre sardım.
Nasıl gurur duymayayım, bunlar cedd-i gururumdur, Her birisi hikmet dağı, hak Resûlün vârisleri. Onlar ile dik dururum, onlar gönle sürûrumdur, Ozan İlo himmed dile, kutlu Hakk\'a varışları! ................................................................................................

İSMAİL GÜL ............ESKİŞEHİR
*** KESTEL ANISINA *** GÜN VARDIR BEDELDİR KOSKOCA YILA
ONU HİÇ BİR ŞEYE DENK TUTAMAZSIN
O NE BİR RÜYADIR NEDE HEYULA
VARDIR YAŞARSIN AN LA
Soyumuz dayanır yüce KAYI'ya Biat ettik bizler hep sağduyuya Seni beni attık bir kör kuyuya Cümleyi BİZ'ledik Elhamdülillah.
Dünya kopsa kopmaz gönül bağımız Bunun bilincinde zaten çoğumuz Kış'a dönüyordu gönül dağımız Kestel'de YAZ'ladık Elhamdülillah.
Yâd'ettik geçmişi hemde sağları Hatırladık o muhteşem çağları Dostluğun önünde yüce dağları İnançla DÜZ'ledik Elhamdülillah.
Birliğe susamış yorgun gönüller Bülbül namesini şakıdı diller Dostluk diyarından esti de yeller Sevgiler CÜZ'ledik Elhamdülillah.
Vars@yalım......................İsmail GÜL
.............................................................................
. İBRAHİM KARAÇAY VARSAYALIM’A O GÜN BURSA’ DAYIM İNŞALLAH
Bursa’da kederi gamı silmeye Geliyorum o gün bekleyin beni Gönül dostlarından feyiz almaya Geliyorum o gün bekleyin beni Tanırım çoğunu yalnız kalemden Sizi görsem eser kalmaz elemden Çıkıyorum artık sanal alemden Geliyorum o gün bekleyin beni Devran dönüp su tersine akmazsa Gönül dostlarımız bizden bıkmazsa Rabbimin izniyle engel çıkmazsa Geliyorum o gün bekleyin beni Yazılmayan dostlar sıraya girsin Özlem bitsin gönül murada ersin Yılmaz Bey kırmızı halıyı sersin ) Geliyorum o gün bekleyin beni Sonbaharın serin esen yeliyle Kucak kucak selam sevgi seliyle Etrafımda üç beş tane deliyle Geliyorum o gün bekleyin beni Varsayalım, yollarıma dök gülü Kırk deve kes ,taklarla donat çölü Kaptığımla Bayram Ali Bülbül’ü Geliyorum o gün bekleyin beni Haberini saldım yabana yada Katılayım ben de doyulmaz tada Selam bizden cümle şair üstada Geliyorum o gün bekleyin beni Karaçay diyorsa , halistir niyet Hanımdan izini alırsam şayet İzin alamazsam ödeyip diyet Geliyorum o gün bekleyin beni İBRAHİM KARAÇAY TOPLANTI KESTEL GÜNLÜĞÜ KARAÇAYDAN KESTEL GÜNLÜĞÜ Durur damağımda Kestel’in tadı Görmeyen tadını bilmezmiş meğer Gönlüme kazıldı dostların adı Birbirinden geri kalmazmış meğer KERVAN GAZETESİ halka duyurdu İki BAŞKANIMIZ zaman ayırdı KAYMAKAM BEY,SAVCI teşrif buyurdu Organize eden YILMAZ’mış meğer Sabah erken dostlar döküldü bir bir Aktı ard ardına sevgiden nehir Hepsi kardeşimdir evvel-i ahir Gerçek dostun yeri dolmazmış meğer : Dönüşünde bozar diye dengeyi İDRİSOĞLU kapmış gelmiş yengeyi Geçim ehli olmak her şeyden iyi Deyip tek başına gelmezmiş meğer Yolunu bekledim çıktım da yola Böyle dostluk nasip olmaz her kula Boşa güvenmişim CEMAL VAROL’a Akl-ı selim karar kılmazmış meğer OZAN İLO gördü kayın pederi Yenge sevinince bitti kederi Bursa’ya geldikçe eskiden beri Hanımsız kapıyı çalmazmış meğer Yanında kardeşi YAKUTİ vardı Aklında yer etti bir anda “Durdu” Yıldırım’a varıp Kestel’i sordu MAKBERİ okuma bilmezmiş meğer İBRAHİM KAHRAMAN kolundan tuttu DURSUN ELMAS sazı aldı da gitti OZAN FEDAİ’yi zor ikna etti Kafayı çekmeden çalmazmış meğer ) Şiirler okundu bağlama çaldı Dostlar derin derin sohbete daldı O gün tüm gönüller muradın aldı Dostsuz gönül murat almazmış meğer BAHAR HANIM ile beraber gelmiş Gayet kuzu gibi bu ne biçim iş Zor tebessüm eder ZAFER DİRENİŞ Hanımdan izinsiz gülmezmiş meğer KARGÜLÜ ve HANDE bitiş serisi Sinirliydi KAPADOKYA PERİSİ Haklarını helal etsin gerisi Unutsak da dostluk ölmezmiş meğer Program bitince vardık otele Bir kısım yatağı serdirdik hole KILINÇARSLAN dedi oturun hele Çabucak yatmaya salmazmış meğer Bazı arkadaşlar erkenden yattı ROZANNA bizimle birlik saf tuttu Herkes üçer beşer fıkra anlattı Konuşan uykuya dalmazmış meğer HALUK KALKAY yatağına fırladı VARSAYALIM yatar yatmaz horladı Otelci durur mu o da parladı Atışmada geri kalmazmış meğer Uyandık sabaha yanıyor içim NİHAL HANIM dedi yemeğe geçin Bir an ümitlendi kahvaltı için Sipariş vermeden olmazmış meğer DİVANE gelmedi mazereti var KADİR TURAN der ki bozuldu ayar BAYRAM ALİ BÜLBÜL bahane arar Bunları hanımlar salmazmış meğer KARAÇAY unutup düşme hataya Teşekkür etmeli TEMEL ATA’ya KESTELLİ de dahil hazır kıtaya Bu dostluğun gülü solmazmış meğer 24.10.2008 Kestel Toplantısında emeği geçen tüm kişi ve kuruluşlara sonsuz teşekkürler,bizi onurlandıran tüm gönül dostlarına yürek dolusu sevgiler gönderiyorum.. Ayrıca ismini hatırlayamadığım gönül dostlarına da saygılar sunuyorum ............................................................................

Sevdiğimiz eşyayı, dostları yada sevgiliyi. Sonunda yürekte kalan hep ayni duygu, hüzün... Çünkü yitirilene alışmışızdır, sevmişizdir, bizimle olan beraberliği keyiflendirmiştir. Çünkü o beraberliğe değer vermişizdir.
Ya o güzelliği yasarken; paylaşımı, keyfi, sevmeyi ve sevilmeyi birlikte hissederken...
Hep korkmaz miyiz? İçimizi en güzel anlarda bile hep sarmaz mı? Ya biterse? Ya yok olursa bu güzellik?; endişesi..
Tabii ki bitecek. Yaşadığımız mutluluklar, hüzünler hep bitmedi mi? Hep yerine başka başka hüzünlere, mutluluklara bırakmadı mi?
Gene ayni korkular, ayni endişeler...
Peki sahip olduğumuz güzellik için yitirme korkusuyla ağlamak niye? Kime? Ne için ? Biliyor musunuz?
Dökülen göz yaşları sadece kendimiz için.. O değere sahipken de, yitirdiğimizde de.. Çünkü bizi asil korkutan YALNIZLIK..
İçimizde hissettiğimiz o güzel duyguları uzunca bir süre tekrar yaşayamamak..
Özlemek, özlenmek, sevmek, sevilmek, sım-sıkıca sarılmak, o bedenin canini, kanını hissetmek, sevişmek.. Hangisi kolay vazgeçilir hazlar ki?
Biten aşklarda da, biten ömürde de yanaklarımıza dökülen gözyaşları hep kendimiz için.
Çünkü merkez hep biziz, doymak bilmeyen egomuz.. Ve o egoyu doyurabilmek, hoşnut kılabilmek için ne kadar çok çırpınır dururuz.
Bizim sevdiklerimiz bizi muhakkak sevmeli, özlediklerimiz özlemeli, doğrularımız her zaman tek doğrudur.
Ya yanımızda ki insan ? Onun egosu ? Arzuları, özlemleri veya usandıkları...
Ne kadar o sevdiğimiz insana karşı fedakarız? Vermeden neyi ne kadar alabiliriz ki?
Bizler; hep ilişkilerimizde hesap kitap içinde değil miyiz ? Her zaman denge.. Verdiğimiz kadar alalım, aldığımız kadar verelim hesapları yapar dururuz.
Sonuç YALNIZLIK .
Peki bu kadar yalnızlıktan korkuyor, yaşanılan güzellikleri, paylaşımı bir daha yasayamamak endişesiyle kaybedeceğimiz değere ağlıyorsak niye bu kadar ince hesaplar.
O değer bize mutluluk yerine hüzün, kargaşa yaşatıyorsa zaten vazgeçmeliyiz.
Yok eğer yaşamın sıkıntılarından biraz da olsa bizi alıp mutluluk veriyorsa o zaman gözyaşı yerine biraz daha akilci olmak daha doğru değil mi? Sıkıca, hiç bitmeyecekmiş gibi o güzelliği, huzuru sonuna kadar yasamak varken neden korku??
Bilirsiniz.. Anılarımızda öylesine anlamlı, mutlu anlar vardır ki, kimi zaman onca geçen yıllara değerdir. Tabii ki bu değerler karşılık bulduğunda daha da değer kazanacaktır.
Eh iste o zaman bize biraz daha is düşüyor demektir. Daha çok özen... Çünkü yasam içinde, ayni frekansı yakalamak o kadar zor ki...
Sevgiyi, özlemi birlikte yasamak doyumsuz bir hazdır. Artık o sevdiğin insan kendin olmuşsundur. Korursun, tıpkı kendini koruduğun gibi. Üzmekten, incitmekten korkarsın. Artık hesap, kitap yapılamaz. ; Daha çok vermek vermek istersin. Çünkü ego vererek de doyumu öğrenmiştir. Çünkü gönlünü ayna tutmuşsundur o sevgiliye. Çünkü yitirme korkusu askı ölümsüz kılar.
Çünkü ayrılmanın da bir vahşi tadı var Öyle vahşi bir tat ki dayanılır gibi değil Çünkü ayrılık da sevdaya dahil Çünkü
AYRILANLAR HALA SEVGILI..
Uğur ilhan .................................................................................... ----www.edebiyatdünyası.net sitemizin düzenlemiş olduğu 1.kuruluş yıldönümü toplantısına katılmanın büyük hazzını ve onurunu yaşıyorum.Bu toplantıya katılmadan önce bu kadar muhteşem olacağını düşünmemiştim,ayrıca bu güzel toplantıdan şunuda tecrübe edindim,eğer insanlar doğru adreslerde vede doğru sitelerde ararlar ise sanal alemdende mükemmel dostlar vede arkadaşlar bulunabiliyormuş,daha önce yüzlerini görmediğim şair arkadaşların her biri mükemmel insanlar olarak çıktılar karşıma,inanın sevincimi kelimeler ile anlatamıyorum,ayrıca toplantıda şunuda farkettim küçük bir Türkiye portresi çizen güzel beldemiz Kestel ve Barakfaki mükemmel insanlarla yöneltiyorlar inanın ülkem ve şahsım adına beni en mutlu eden bu oldu.İlçenin mülki amiri sayın kaymakamımı zaten anlatmama gerek yok,kendilerini edebiyat aşığı bir kişi olarak tanıdım,güler yüzü ve sımsıcak bakışları bende ayrı bir yer edindi. ----Barakfaki belediye başkanı sayın Ali Kök beyefendi bizleri beldelerinde ağırlamak ile onure ettiler,orada edindiğim izlenim sayın Ali beyinde edebiyatı seven bir insan olduğu izlenimini bıraktı,ayrıca bizlere taktim ettikleri hediyeler içinde kendilerine çok teşekkür ediyorum ----Kestel belediye başkanı sayın Yener Acar beyefendi beldeye kültür merkezi yapmak ile zaten edebiyata vede kültürel faliyetlere olan hassasiyetini kanıtlamış bir insan diye düşünüyorum kendisine Türk milleti adına teşekkür etmek isterim,bizleri kestelde mükemmel ağırladınız,orada bulunan her arkadaşımda anadolu insanının sıcaklığını gördüm ve anladım ki biz mükemmel bir milletiz,Rabbime şükürler olsun ----Sayın Kaymakamım Erhan Özdemir zaten bambaşka bir insan,akşam molasında eşimle çay içerken yanımıza geldiğinde kendisini tanımıyordum güler yüzü ve sıcaklığı nasıl bir insan olduğunu belli ediyor zaten,toplantıdan bu yana hergün Kestelin ne kadar şanslı bir ilçe olduğunu düşünüp duruyorum,ayrıca insanları tanımadan ahkam kesmenin ne kadar yanlış olduğu fikri hiç aklımdan çıkmıyor,mükemmel bir insansınız ülken adına çok mutluyum Allah bizleri şaşırmasın ----Ayrıca toplantıyı düzenliyen değerli arkadaşım ve güzel insan sayın Yılmaz Çelik beyefendiyede ayrıca şükranlarımı sunuyorum bana ömrümce unutamıyacağım bir gün yaşattılar,böyle bir site kurmak ile memleketimize mükemmel bir hizmet ettinizi düşünüyorum.Kervan gazetesi sahibi sayın Erhan Keleş beyefendiyede şükranlarımı sunuyorum kendileride mükemmel bir insan,bizler için verdikleri hizmet takdire şayan idi,böyle bir gazetenin varlığını yeni öğrendim,böyle güzel insanların çıkardığı gazeteyi devamlı okumak isterim,Rabbim doğru yoldan ve doğruyu yazmaktan ayırmasın ----Şair arkadaşlara gelince herbiri dağ gibi idi gözümde,ne müthiş insanlardı, kendimi bu arkadaşları ben sanal alemdenmi kazandım diye sormaktan alı koyamadım,tek tek her birinin ismini zikretmek istemiyorum, yürekleri pırlanta gibi insanlardı,şairliğin verdiği keskin zekaları ve mizah anlayışları yüzlerinden belli oluyordu,heleki bazıları beni bitirdi ne güzel insanlardı ya rabbim sana şükürler olsun,beni hayatım boyunca doğru insanlarla karşılaştırdığın için.Ayrıca teşekürler Yılma Çelik ----Tüm gönül dostlarına saygılarımı ve sevgilerimi sunuyorum,sağ olur ölmez isek seneye tüm dostları bekliyorum üzerimizde emeği olan tüm gönül doslarına şükranlarımı sunuyorum
İbrahim Kahraman
BURSA ...................................................................................... HANDE HANHGGOUİ
Edebiyat dunyası, kültür edebiyat sitesinin hazırlamış olduğu bu muhteşem geçen etkinliğe katıldım,dizelerinden tanımaya çalışıp selam verdiğimiz dostlarımla tanıştım.Burada isimlerini sayamayacağım kadar çok ve her biri birbirinden ayrı değer bir ayrı güzel insanları tanımaktan çok ama çok mutlu oldum.Ayrıca nerdeyse (zamanlama hariç gece biraz uzadı ama kesilemeyecek kadar da muteşem bir müzik ziyafefi vardı) kusursuz hazırlanan bu etkinliği hazırlayan emeği geçen herkese bu muhteşem günü bizlere sundukları için,başta Kestel ilçesi kaymakamı,iki kere insan, bu harika insan Erhan ÖZDEMİR beyefendi olmak üzere,Kestel Belediyesi başkanına ve ayrıca jestleriyle ve ilgisiyle,sıcaklığı ve güler yüzüyle bizi konuk eden Barakfaki Belediye Başkanı beyefendiye ve Kestel halkına,sitemizin sahibi Yılmaz Çelik beye,bu etkinliğin organizesinde yer alan ve bu etkinliğin bu kadar muazzam ve nerdeyse sıfır hatayla geçmesinde emeği geçen ayrıca (ismini unuttum çok özür :)),sesiyle türküleriyle harika müzik ziyafeni de ekleyen,sayın ....... beye ve sitenin görünmeyen bilinmeyen sahne arkasında ama şiirleriyle ve sempatisiyle aramızda olan yayınların bize ulaşmasın da bilgisayar yükünü çeken genç şair arkadaşımıza ve katılan tüm arkadaşlara sonsuz teşekkürler....İYİ Kİ GİTMİŞİM İYİ Kİ ORADA VARDIM,UNUTMAYACAĞIM GÜNLERDEN BİR GÜNDÜ...........................................................................KARGÜLÜALMİLA EV SAHİBİ OLMAM DOLAYISI İLE ÖNCELİK KONUKLARIMIZD AOLMALI DİYE DÜŞÜNDÜĞÜMDEN ŞİİR OKUMAK GİBİ BİR NİYETİM YOKTU. AMA ORADA ÖYLE BİR ENERJİ VARDI Kİ, ONLARI ÖTÜKEN DE GEZDİRMEMEK HAKSIZLIK OLACAKTI. BURSA-KESTEL DE EDEBİYATDÜNYASI.NET MÜDAVÜMLERİ VE HALKIMIZ EL ELE GÖNÜL GÖNÜLE İDİ. ABARTISIZ NEZİH BİR TOPLNATIYDI VE EN GÜZELİ DE ORADA HEPİMİZ -TÜRKİYE- OLMAYI BAŞARMIŞTIK..
EVET, BURSA ETKİNLİKLER AÇISINDAN NAÇAR KALMIŞ BİR ŞEHİRDİ. SANIRIM İLK KEZ BİR EDEBİYAT SİTESİNİN TOPLANTISI OLACAKTI, VE SEÇİLEN MEKAN, KESTEL YÜZ AKI İLE BU ETKİNLİĞE EV SAHİPLİĞİ YAPTI. VE İLK OLMASINA RAĞMEN GURURLA LANSE EDİLECEK KADAR MUAZZAMDI... İLK OLMASINA RAĞMEN KATILIM ORANI MAKSİMUMDU VE BU DÜZEYD EKATILIM SONUCUNDA EN KÜÇÜK BİR TATSIZLIK DAHİ YAŞANMADI, YAŞATILMADI...
EVLİYALAR ŞEHRİNİN KERAMETİNDEN OLMALI GÖNÜLLER TEVAZULUYDU VE ÖFKEYE EVSAHİPLİĞİ YAPMADI :):):) ÇOK ŞÜKÜR MAHÇUP OLMADIK..
BEN DE EMEĞİ GEÇEN HERKESE, VARLIKLARI İLE BİZİ ŞEREFLENDİREN HERKESE, GELEMEYEN AMA GÖNLÜ BİZİMLE OLAN HERKESE EN İÇTEN TEŞEKKÜRLERİMİ ARZ EDİYORUM.
İNŞALLAH BU DAVANIN MUHKEM KALESİ OLACAK SİTEMİZ VE BU DAVANIN GÜZİDE NEFERLERİ OLACAĞIZ HEPİMİZ. TÜRK DİLİ İÇİN TÜRK EDEBİYATI İÇİN TÜRKİYE İÇİN!
..................................................................
|